Yirmi birinci yüzyıl uluslararası sisteminde güç, yalnızca orduların büyüklüğü veya sınırların fiziki tahkimatıyla tanımlanmamakta; sermayenin nasıl örgütlendiği, kural koyma süreçlerine nasıl tahvil edildiği ve stratejik sektörlere ne şekilde yönlendirildiğiyle de tayin edilmektedir. Bretton Woods mimarisinin aşınması, finansal serbestleşme dalgaları ve dijitalleşmeyle birlikte sermaye, mekânsal bağlarından sıyrılarak ulusötesi ağlar üzerinden merkezileşmiştir. Bu dönüşüm, egemenlik yetkisini elinde tutan devletler ile trilyonlarca dolarlık fonları yöneten piyasa güçleri arasında rekabet ve iş birliğinin iç içe geçtiği çok katmanlı bir jeoekonomik düzen inşa etmiştir.
Strateji Türkiye dergisi, "Sermayeler" başlığını taşıyan 19. sayısında; küresel finansal yönetişimden ulusal varlık fonlarına, lobi mekanizmalarından alternatif kooperatif finans modellerine ve küresel varlık yöneticilerinin etki alanlarına uzanan geniş bir eksende sermayenin yeni güç mimarisini inceliyoruz.
Prof. Dr. Arzu Al, "Dünya Ekonomisinin Yönetiminde Devletler ve Devlet Dışı Aktörler" başlıklı çalışmasında, küresel ekonomik yönetişimin devletler, uluslararası kuruluşlar ve piyasa aktörleri arasında paylaşılan girift yapısını çözümlüyor. Çok uluslu şirketlerin ve dijital platformların kural koyucu gücüne karşılık devletin politikaları ve "silahlaştırılmış karşılıklı bağımlılık" araçlarıyla sisteme geri dönüşünü kuramsal bir çerçevede ele alıyor.
Dr. Osman Bilgiç, "Ulus Devletler ve Küresel Sermaye İlişkisinde Türkiye Varlık Fonu" başlığıyla, mekânsızlaşan sermaye karşısında devletlerin "rekabet devleti" niteliği kazanmasını ve kamu varlıklarını stratejik sermayeye dönüştüren ulusal varlık fonu modellerini analiz ediyor. Norveç'in nesiller arası refah modeli, Çin'in döviz rezervini çok işlevli sermayeye dönüştürme stratejisi, Temasek'in profesyonel kamu varlığı yönetimi ve PIF'in ekonomik çeşitlendirme hedefiyle jeopolitik nüfuzu birleştiren yaklaşımı çalışmada ayrıntılı bir şekilde irdeleniyor. Bilgiç, Türkiye Varlık Fonu’nu ise bu modellerin hiçbirine tam uymayan şahsına münhasır bir kalkınma aracı olarak konumlandırıyor.
Mehmet Faruk Ertekin, "Siyonist Akıl ve Dünya Finans Sistemi: Yahudilerin Mali ve Finansal Gücünü Dünyaya Dayatması" başlıklı yazısında, rezerv para, SWIFT, takas sistemleri, muhabir bankacılık ve kredi derecelendirme kuruluşlarının oluşturduğu karar düğümlerini irdeliyor. Finansal altyapının lobi ağları, diaspora sermayesi ve siyasi koruma mekanizmalarıyla eklemlenerek jeopolitik baskı ve yaptırım süreçlerinde nasıl işlevsel kılındığını somut vakalarla inceliyor.
Dr. Yusuf Girayalp Atan, "Sermayeye Erişimde Yeni Yollar ve Araçlar" adlı çalışmasında, sermaye tahsisinin az sayıda kurumsal merkezde toplanmasının yerel üreticiler ve KOBİ'ler üzerindeki kısıtlayıcı etkisini verilerle gün yüzüne çıkarıyor. Atan, küçük üreticiler ve kooperatifler için tek çıkışın bu yoğunlaşmaya karşı durmak değil, yönetim hakkını koruyarak finansmana erişim sağlayan akıllı kurumsal mimariler kurmak olduğunu savunuyor. Alman kooperatif bankaları, MONDRAGON ve İtalya'nın Marcora düzenini karşılaştırmalı biçimde inceleyen Atan, Türkiye için üye sermayesi, ortak rezerv ve oy hakkı vermeyen yatırım sertifikasını temel alan beş katmanlı bir Kooperatif Finans Mimarisi öneriyor.
Dr. Sümeyye Gökçenoğlu ise "Sermayenin Görünmez Eli BIG 3 ve Devletlerin Politikalarına Etkisi" başlıklı çalışmasında, BlackRock, Vanguard ve State Street gibi dev varlık yöneticilerinin pasif endeks fonları, hissedarlık hakları ve ESG kriterleri üzerinden küresel sermaye tahsisini nasıl kontrol ettiğini gösteriyor. Big 3’ün kriz yönetiminden borç yapılandırmalarına uzanan uzmanlık gücüyle ulus devletlerin politika yapım süreçlerine nasıl dâhil olduğunu ve fiilî bir jeoekonomik düzenleyiciye dönüştüğünü belgeliyor.
Strateji Türkiye, bu sayısında bir araya getirdiği yetkin araştırmalarla, sermayenin yalnızca rakamsal bir büyüklük değil, devlet aklı ve kurumsal kapasiteyle harmanlanması gereken stratejik bir egemenlik alanı olduğunu vurgulamaktadır. Zira parayı kimin yönlendirdiği, kimin borçlanma kanallarını açık tuttuğu ve kimin finansal altyapıyı belirlediği soruları, bugün devletlerin egemenliğini, toplumların refahını ve dünyanın geleceğini şekillendirmektedir.
İstifade etmeniz dileğiyle,
Strateji Türkiye Dergisi
Sermayenin Görünmez Eli BIG 3 ve Devletlerin Politikalarına Etkisi
Dr. Sümeyye GökçenoğluDünya Ekonomisinin Yönetiminde Devletler ve Devlet Dışı Aktörler
Prof. Dr. Arzu AlSiyonist Akıl ve Dünya Finans Sistemi: Yahudilerin Mali ve Finansal Gücünü Dünyaya Dayatması
Mehmet Faruk ErtekinUlus Devletler ve Küresel Sermaye İlişkisinde Türkiye Varlık Fonu
Dr. Osman BilgiçSermayeye Erişimde Yeni Yollar ve Araçlar
Dr. Yusuf Girayalp ATAN